Bana kalbini betimle, sana kim olduğunu söyleyeyim

Yaratıcı Yazarlık atölye çalışmasında bu hafta Çiğdem Artan’dan kurmacanın unsurlarını ele alan bir sunum vardı. Murat Gülsoy’un “Büyübozumu” kitabından yola çıkarak hazırladığı çalışma kağıtlarında, kurmacanın unsurları olarak olay örgüsü, zaman, betimleme, mekan, bakış açısı, karakterler ve diyaloglar ele alındı. Öyküler kaleme alındığında “neyi, hangi kapsamda, nasıl anlatmak istiyorum” sorularına örnekleriyle birlikte yanıtlar arandı.

DSC_0132

Daha sonra, Sibel Hürtaş’ın, dayak, cinsel şiddet, manevi baskı, çocuğuna yapılan işkence ve bin türlü eziyet karşısında dayanma gücünü yitirip, kocalarını öldüren kadınların hikayelerini topladığı “Canına Tak Eden Kadınlar” kitabından seçilen “Helal” öyküsü sesli okundu ve kurmacanın unsurları açısından ele alınarak üzerinde tartışıldı. Birlikte hikayenin olay örgüsünü çıkartan kadınlar, atölye çalışmasının ilk oturumunda ele alınan kurmacanın unsurlarını öykünün üzerinde inceledi. Okunan öyküden yola çıkılarak yapılan tartışmalarda karakter oluşturma, bakış açısının önemi, farklı diyalog tarzları, flash-back vb. detayların üzerinde duruldu.

 

DSC_0177

Atölye çalışmasında katılımcılardan ayrıca, büyük-küçük, kumaş-taş, sade-parlak vb. çeşitli kalp örneklerinden  birini seçmeleri istendi. “Hangi kalp bana uyar? Bu kalp bende hangi duyguları uyandırıyor? Bu kalbi neden seçtim” sorularından yola çıkan kadınlar, kendi kalplerinin betimlemesini yazdılar.

DSC_0155

 

Anonim yazılan betimlemeler daha sonra yüksek sesle okundu ve katılımcılar birbirinin kalbini tanıyarak “bu yazı, şu arkadaşındır” denildi. Verilen yanıtların yüzde yüz doğruluğu da grup olarak birbirimizi ne kadar iyi tanıdığımızı gösterdi.
KALP BETİMLEMELERİNE ÖRNEKLER:
Esma Uran

Benim kalbim sıcacık, bazen kocaman, bütün bir evreni içine alabilecek kadar engin ve geniş. Bazen küçücük bir serçenin kırılganlığı ve kıpırtısında sanki. Benim kalbimde her zaman sevgi, her zaman umut ve bir o kadar acı var.

Sımsıcak ve kıpkırmızı kalbim içimde taşıdığıyla, yaşanmışlığın acılarıyla, kayıplarıyla, hep kendinden verdiği derin sevgilerle delik-deşik ve yaralı. Ama yumuşak yapısı ve sevebilme yeteneğiyle her zaman kendini yenileyerek, yeni güçlerle tekrar sevmeye hazır, affetmeye hazır.

 

Sidar Aslan

Ben bu küçük “Cinderella” kalbi seçtim. Çünkü bu, çocuksu bir karakteri andırıyor. Halen çocuksu olduğumu düşünüyorum. Çocuk filimlerini, çocuk kitaplarını çok severim. Bir çocuk gibi küçük olaylara sevinmiş ve gene küçük olaylara üzülmüşümdür. Ve bir çocuk gibi çekingenim.

 

Zuhal Kulaksız

Hayatım sıcacık, cıvıl cıvıl, renkli ve o kadar güzel ki.

Her sabah uyandığımda, ne kadar şanslı olduğumu düşünürüm. Güzel bir gün beni bekliyor, onu nasıl dolu dolu geçireceğimi, o günün hiç bitmemesini, heyecanla günün süprizlerini beklerim. Yaşadığım her anın tadını çıkarırım. Acısıyla, tatlısıyla o günü dolu dolu yaşamasını seven biriyim. Bilin bakalım ben kimim?

DSC_0149

 

Selma Çiçek

Severek, isteyerek yapılmış, emek harcanmış, şekil verilmeye çalışılmış, mıncıklanmış, hasar görmüş, üstüne yazıların en iyisi, isteklerin en güzeli, “herşeyin en iyisi” yazılmış. Doğallığı seçmiş sevgiyi temsil ediyor, görünüşte ediyor da. Dokunmaya sıra geldiğinde karşıdan bakıldığı gibi yumuşak değil, sert. Sevginin sembolü olan kalbi ikinciye itelemiş, sertleşmiş. Mantığın sembolü yok, olsa herkes mantığı seçerdi. Sevgiye hep yer var ama duygusallık görünmezden gelinmiş.

Leyla Kiraz Çakır

Bazen yüreğimde ince bir sızı hissederim. Üzüldüğümde, kırıldığımda susar, karşımdakine bakar ve çeker giderim. Günlerce bir sızıyı yüreğimde taşır, sonunda ya birisine anlatır ya da neden olanı karşıma alır, konuşur “of bee” der rahatlarım.

Zehra Ayyıldız

Bu benim kalbim. Kırmızı. Kırmızı demek, enerji, canlılık, özgürlük, ama aynı zamanda duyarlılık, merhamet, dayanışma, mücadele, azim, hırs, sevgi, aşk, duygu, angaje olmak, emek harcamak, sınıfın kalbi, emekçilerin kalbi, şefkat, kadın, kız, hayat, çocukluk ve bunların hepsidir.

 

DSC_0154

Sevgi Ağlar

Bu önüme konan kalplerin her biri bizi anlatıyor diye düşünüyorum. Kişiliklerimizi yansıtan kalpler ve kalpçikler. Büyüklü, küçüklü, renkli, kapanan-açılan, metalden yapılmış kalpler…

Benim kalbim kapaklı olandan. Dışarıya karşı temkinli olduğumu gösteriyor sanırım. O kapağı açmasını bilmek lazım. Eğer biri açmayı başarırsa, pırıl-pırıl, güvenli, değerli bir mekana demir atmış olacaktır.

Uzun ömürlü bir arkadaşlığın başlangıcı olacaktır. İçimde kocaman bir sevgi var…
Zeynep Çetin

Benim kalbim kırmızı bir kutudan ibaret. Kutunun üzerindeki bir sürü küçük kalplerden oluşan puanlı, çizgili, renkli ve üstünde renklerden oluşuyor.

Büyük kalp kutusu bensem, üzerindeki diğer kalpçikler sevdiklerimdir. Hayatımda bugüne kadar o kadar çok insan tanıdım ki, onlar bana güzel kalplerini bıraktılar. Yeni güzel kalpler tanısam da, bana verilen kalplerden iyilikler aldığımı ve onlardan çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. Hayat, birbirimizden aldığımız sevgilerle beslenmiyor mu?

Kezban Karabulut

Evet, karelerim ve noktalarım var düşüncelerimde, olumsuzluklar, bir o kadar da olumlu şeyler. Onu hayat gibi elime alıp dokunduğumda yumuşacık ruhumu okşuyor. Bu benim kalbim. Sevgi dolu. Tam ortasında, yeşil yaprakların arasında kırmızı çilekler toplarım diyorum. Yumuşak ve dayanıklı gözlerim dolu dolu olduğunda kalbime tekrar bir yumuşaklık gelir. Yeşiller pırıldar, kırmızı çilekler yetişir. Hani pamuğun üzerine yağmur yağdığında yapış yapış olur ya, sonra kuruyunca tekrar kabarmaya başlar, sonra güzel bir biçim alır. Hayat da öyle değil mi?

DSC_0188

 

Sevda Su

Bu taş kalbi seçtiğim an, yanımdaki arkadaşların “sen neden bunu seçiyorsun, bu sana hiç uymuyor” demesiyle tam da bunu seçtim.

Benimle ilk karşılaşanlardan,  “ay sen aslında hiç gözüktüğün gibi değilmişsin. Ne kadar yufka bir yürek taşıyormuşsun. İnsan sevgisiyle doluymuşsun vb.” sözleri defalarca duymuşumdur.

Seçtiğim taşın üzerinde, dikkatle bakıldığında kırmızı, canlı bir kalbin olduğu belli olur. Yaşanmışlıkların verdiği duruşum ve bazılarının dile getirdiği “az gülen yüzümün” altında, aslında ne kadar sevgi dolu, belki de sevgiye muhtaç bir kalp taşımak…

 

Saniye Köse

Kalbime ayna tutduğumda altın gibi, aynı zamanda katı ve sert olabiliyorum. Otoriter ama onun altında pozitif bir ışık ve umut hep var. Kah üzgün, kah kederli, kah eğlenceli ve renkli. Bir gökkuşağı gibi aynı. Mesafeli ve kırılgan. Ancak dostlarından hiç bir zaman yardım elini çekmeyen, iyi ve kötü günlerinde onlara destek olan. Kırılınca da, affetse bile güvenmeyen bir kalp. O benim, benim gözümle…
Fatma Saraç

Ben içi-dışı bir olan, herkese çabuk inanan, karşımdaki kişileri kendim gibi gören, insanlara çok değer veren, yalandan nefret eden, mücadeleci biriyim. Çok güçlü bir kişiliğim var. Sözümde dururum. Kendimi bazı yerlerde ifade edemem. Çocukluktan beri yaşadıklarım beni alıngan, merhametli, ince düşünceli, fedakar, karşılık beklemeyen biri yaptı. Kini ve nefreti sevmem. Hassas ve kırılganım. Çalışkan ve becerikliyim. Arkadaşlarla, sosyal ilişkilerim iyidir. Her türlü zorluğa karşı ayakta duran biriyim. Üretkenim.

 

0 cevaplar

Cevapla

Tartışmaya katılmak ister misiniz?
Katkı yapmaktan çekinmeyiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir